Yeni Superman Filmi Ne Vadediyor? James Gunn’ın DCU’su Beklentileri Karşılayacak mı?
- denizderman

- Jul 21
- 3 min read
Updated: Aug 5

Film Çıkmadan Eleştirilmişti
11 Temmuz 2025'te vizyona giren, James Gunn ve Peter Safran'ın yeni DCU yani DC Evreni’nin merakla beklenen filmi Superman, daha duyurulduğu andan itibaren yoğun eleştirilerle karşılaştı. Özellikle sosyal medya ve bazı eleştirmenler, görsel tercihlere odaklanarak şu detayları tartıştı:
Henry Cavill'in geri dönmemesi
Klasik "donlu" Superman kostümünün tercih edilmesi
Kostümde yapay kasların olmaması
Guy Gardner’ı canlandıran Nathan Fillion’ın saç kesimi
Bu yüzeysel gibi görünen detaylar bile filmi vizyona girmeden gündeme taşıdı.
Christopher Nolan ve The Dark Knight üçlemesi sonrası, "gerçekçi" ve "karamsarlıktan kaçınmayan" süper kahraman filmleri bir endüstri standardı haline geldi. Bu da kahramanlıkla ilgili algımızı temelden değiştirdi. Yanlış anlaşılmasın, Chris Nolan bir dahidir ve onun Batman evreni için bu ton %100 yerindeydi. Mesela o evrende meta-insanlara zaten yer olamazdı.
Ancak The Dark Knight'ın başarısı sonrası, stüdyoların ve yönetmenlerin bu tona yönelmesi kaçınılmaz hale geldi. “Süper kahramanlar çocuk filmidir” algısı yıkıldı ve izleyiciler, “Gerçek hayatta süper kahramanlar olsa, nasıl olurdu?” sorusuna cevap aramaya başladı. Bu yüzden çok sevilen Zack Snyder'ın Man of Steel filmi, Superman’i içsel çatışmaları olan, acı çeken bir karaktere dönüştürdü. Sinematik olarak güçlü olsa da, karakterin özündeki umut, iyilik ve insanlık temaları geri planda kaldı.

James Gunn'ın Superman’i: Umudu Geri Mi Getiriyor?
James Gunn, Marvel'ın Guardians of the Galaxy serisiyle tanıdığımız, mizah ve duygusal tonlarla özdeşleşmiş bir yönetmen. Bu nedenle filmin daha duyurulduğu anda “DC, Marvellaştırılıyor!” etiketiyle karşılanması pek şaşırtıcı değildi. Ama şunu unuttuk: Clark Kent, Kansas’ta bir çiftlikte büyümüş bir çocuk. Superman’in süper kahraman terimiyle eş anlamlı hale gelmesinin nedeni sadece kelime benzerliği değil, insanlığa umut ve ilham vermesi. Kahramanlık sadece birini kurtarmak değil, insanlara daha iyi olmaları için örnek olmak demek. Bu Superman değil de kim?
Bunun neticesinde, Superman özüne döndü. Zaten başka bir alternatifi de olamazdı. Çünkü bir tane daha karamsar, koyu lacivert kostümlü, hislerine yenik düşen, sinematografi olarak da karanlık bir Superman filmi çekmek, Gunn ve Safran'ın evrenini diğerlerinden ayrıştırmayacak ve DCU evrenini tamamen gereksiz kılacaktı.
Superman Filmi Nereye Oturuyor?
Superman, bir dizinin ortasından başlamışsınız hissi veriyor. (İlk izlerken, The Dark Knight yerine yanlışlıkla The Dark Knight Rises'ı açmıştım. İlk 10 dakikayı bir güzel izlemişim. Harvey ölmüş ama Harvey kim? Batman emekli olmuş da neden? Sonra fark ettim, arada bir film kaçırmışım.) İşte Superman de tam bu hissi yaşatıyor.
Clark da, Superman de, mesleklerini yıllardır ifa den bir yerdeler. Dostluklar kurulmuş, düşmanlıklar başlamış. Metropolis, uzaylı görmenin normal olduğu; Superman'in mahallemizin abisi sayıldığı bir şehre evrilmiş. Ne olacağını bildiğimiz halde 15 dakika origin izlemek yerine, Clark'ın dünyasına mancınıkla fırlatılıyoruz.
Spoiler vermemek için sahnelere detaylı girmeyeceğim ama “Biz buradayız, Marvel’laşmadık” demek için birkaç kalp burkan ve şok etkili sahneler bilerek eklenmiş gibi hissettiriyor. Çünkü genel olarak film, bilimsel gerçeklikle bağdaşmayan hatta yer yer saçma diyebileceğimiz öğelerle dolu. Bu yüzden o birkaç duygusal darbe, “bakın biz hala DC’yiz” demek için yerleştirilmiş gibi. Ama zaten başa dönersek, süper kahraman filminde beyin yoracak gizemler, bilimsel doğruluk, mantık ve gerçek hayat aramak çok gereksiz ve yorucu. Belgesel değil bu. Gerçekliğin yükünden kaçmak ve ilham bulmak için süper kahraman filmlerine vakit ayırıyoruz.
Cameo Olmadan da Oluyormuş!
Superman, merkez performanslar kadar yardımcı karakterlerde de çok başarılı. Fanus saçlarıyla Guy Gardner, Hal Jordan’dan tamamen farklı bir kişilik sunuyor. Mr. Terrific adeta filmin yıldızına dönüşüyor ve daha fazla sahnesini görmek istiyorsunuz. Fortress of Solitude'daki robotlara bile sempati besliyorsunuz. Marvel'ın son zamanlarda cameo porn olarak eleştirilen, şok etkisi kasmak için her yerden bir ünlü çıkardığı filmleri yerine, Superman kendi karakterlerini tanıtıp sevdirebilmiş. Cameo sayılabilecek sadece bir sahne, bir de casting'i sürpriz olan ünlü bir oyuncu var. Marvel'de dakika başına 53 cameo [şaka] düşerken, koca filmde iki tane olması şükür ettiriyor.
Korkusuz Bir DCU

Renkli kostümler, canlı sahneler görsel olarak da içinizi açıyor. Nefretten gözü dönmüş bir kötü karakter, aşk, ne olursa olsun mücadele eden bir süper kahraman klasiği izliyorsunuz. Film şu mesajı verip, sizi kendinizle baş başa bırakıyor: "Çocuklar katlediliyor ve hükümetleriniz size yalan söylüyor." Bu kadar "renkli, umut dolu" olan bir filmde bu mesajı verebilmek, özellikle de gündemi göz önünde bulundurursak, oldukça cesur bir hareket. Zaten Superman bu değil mi? İyi ve kötü arasındaki fark o kadar net çizilmiş ki, filmden sonra hayranlar şu şekilde tiye almış:
Superman tweet'i: "Bugün komşumun alışveriş torbalarını taşımasına yardım ettim."
Lex Luthor tweet'i: "Bugün komşumun yere takılıp alışveriş torbalarının saçılmasını izledim."
Bir de, filmde iki tane after-credit sahnesi mevcut. İzlemezseniz bir şey kaçırmazsınız, ama gitmişsiniz o kadar izleyin. Credit'leri izlerken filmde olmasını asla beklemediğin birinin adı geçti. Robotlardan birini seslendirmiş. Mesela...
Spoiler'lı incelemesini de 1-2 gün sonra paylaşacağım. Çünkü kutu açılımı gibi incelenmesi gereken çok fazla sahne var. Ama bunu spoiler'sız tutalım.
Sevgiler. 🫶



Comments